Şükredebiliyor muyuz?

  • 8/9/2007
Küresel ısınma ve kıtlık son günlerde gündemimizi meşgul eden bir konu.Hemen hemen her gün gazetelerde ve televizyonda bu konuyla alakalı haberler gözümüze çarpıyor.Bu haberler aklıma -nimetlere şükür etme vazifemizi- getirdi.

Diyorum ki; balıklama daldığımız dünya işlerinden şöyle bir sıyrılalım, misafiri olduğumuz şu fani dünyada, unuttuğumuz misafirliğimizi ve Yüce Mevla’nın imtihan için bu dünyaya bizleri gönderdiğini bir hatırlayalım.Uyanalım şu gaflet uykusundan yani !Çekilelim şöyle tenha bir köşeye ve düşünelim.Sonra şu soruları sıralayalım zihinlerimizde:



Şimdi Top Devridir

  • 6/9/2007
“Yavuz Sultan Selim, Mısır’ı aldığından esir düşen kumandanlardan Kurtbay’ı huzuruna getirttirir. Kurtbay’a:

- Kurtbay, yiğitlik ve cesaretine cidden hayran oldum. Sinanıma ve orduma yaptığını da biliyorum. Lakin imdi senin şecaat ve cesaretin neye yaradı. Akıbet, memleketinizi kaybettiniz. O bahadırhane saldırışlar ne oldu? Ol şecaat kandedür, dedi. Kurtbay:

DEVAMINI OKUYUN...>>

Bazı Erkekler Neden Kudurur?

  • 4/9/2007
“Mehtap Hanım… ben 39 yaşında 4 çocuk annesi bir ev hanımıyım. Eşim benden iki yaş büyük. Zamanında evlenirken eşimin çok iyi bir insan olması, ahlaklı olması, edepli olması gibi gerekçelerle evlendim. İnanın ki son derece salih bir insandı.
Son dönemde ona ne oldu anlamadım. Birkaç yıldır internet alışkanlığı başladı. Önceleri kötü sitelere girip çıkmaya başladı. Porno içerikli yerlerden çıkmaz oldu. Şimdilerde güya kötü bir amacı olmadan kumar oynanan yerlere giriyor. Sadece kadınlarla oyunlar oynuyor.


DEVAMINI OKUYUN...>>

Hicri Takvim Hakkında

  • 4/9/2007
Hicret, İslam ve dünya tarihinde çok büyük bir hadisedir. İslam'ın kurtuluşu ve İslam inkilabının başlangıcı olmuştur. İslam dini hicret sayesinde istiklaline kavuşup, yayılma imkanını bulmuştur. Hicretin tarihteki tesiri, dini olduğu kadar ictimai ve siyasidir. Tarihin müstesna bir dönüm noktası olan bu hadisenin İslam dünyası için "Takvim Başlangıcı" olarak kabul edilmesi, hicretten 17 yıl sonra olmuştur.

DEVAMINI OKUYUN...>>

Nereden ve Nasıl Aldın?

  • 4/9/2007
Hazret-i Ebû Bekr-i Sıddîk “r.a.” hazretlerinin bir kölesi vardı. Ömrünün sonlarında her akşam iftâr vaktinde yemek getirirdi. Âdet-i şerîfleri öyle idi ki, nereden ve nasıl aldığını, kimden satın aldığını, onun san’atı ve mesleği ne olduğunu o köleden sormayınca o yemekden bir lokma ağzına koymazdı. Bu köle bir gece yine yemek getirdi. Ebû Bekr-i Sıddîk “r.a.” süâl etmeden, mubârek elini uzatıp, bir lokma yemekden aldılar. Köle dedi ki:
- Ey Efendi. Ne oldu ki, bu akşam sormadan yemeğe el uzatdınız. Ebû Bekr-i Sıddîk “r.a.” hazretlerinin mubârek gözleri yaş ile dolup, buyurdu:

Komşuyla Münasebetler Nasıl Olmalı?

  • 4/9/2007

Komşunun komşuyla dostluğunun âdâb ve erkânı kırk maddedir.

1- Kişinin kendi evine bitişik olan evlerin sahipleri ve kendi kapısı karşısında bulunup, kapıları görünen evlerin sahipleriyle kırk eve varıncaya kadar, zimmi olursa da , iyilik etmesi vacib olan komşuları vardır ki, akrabası gibi onlara ikram etmektir.
2- Komşularının ev ehline hıyanet etmeyip, ırzlarını korumaktır.

 

DEVAMINI OKUYUN...>>

Ezân’ın Önemi ve Tarihçesi

  • 4/9/2007
Ezan, lûgatte; İ’lâm yani bildirmek demektir.
İstilâhta ise, farz namazlar için muayyen vakitlerde, malum lafızlarla okunan mübârek sözlere ezan denir. Ezan okuyan kimseye de müezzin adı verilir.

Ezân-ı Muhammedî, Hicretin 1.yılında meşru kılınmıştır. Erkekler için vacip kuvvetinde bir Sünnet-i müekkededir. Meşrûiyyeti kitap ve sünnet ile sabittir.


DEVAMINI OKUYUN...>>

Kefeniniz Sizin Olsun

  • 4/9/2007

Bir ihtiyar...
Ömrünün son demlerini yaşamakta...
Yolculukta...
Azığı bitmiş.
Aç. Susuz.
Bir kasabaya geliyor.

 

DEVAMINI OKUYUN...>>

Gece Tırnak Kesilir mi?

  • 4/9/2007

"Tırnak kesmek için belli bir gün ve zaman yoktur. Bu konuda söylenen bazı hadisler vardır. Fakat bu hadislerin mevzu olduğu araştırma konusunda tesbit edilmiştir. Tırnaklar büyüdüğü gün kesilir. Hangi gün olursa olsun.

 

DEVAMINI OKUYUN...>>

Çocuk Eğitiminde En Önemli Unsurun Anne Olduğunu Biliyor musunuz

  • 3/9/2007
Çocuklar bir evin aynasıdır ve evdeki ahlâkî yapıyı yansıtırlar değerli dinleyenler… Bu açıdan bakıldığında popüler manada "hayırlı evlat" yetiştirmek diye tarif edebileceğimiz eğitim faaliyetinin en önemli unsuru annedir. İyi yetişmiş annelerin iyi ilişki kurdukları çocukları istikbalimizin teminatıdır…
Buradan anlaşılan o ki çocuğun ilk mürebbisi yani terbiye edeni veya öğretmeni olması münasebetiyle anne, dinini ve irfanını (kültürünü) iyi bilecek ki çocuğunun ruhuna hitab edebilsin. Anne-çocuk ilişkisinde ikinci safha, çocukla konuşma şeklidir. Anne-babalar, özellikle anneler, çocukları ile tek kelimelik ve emir cümleleri ile konuşmamaya çok dikkat etmelidirler…


DEVAMINI OKUYUN...>>

<-Önceki::


Web Stat